Trafik kazalarında zarar gören kişilerin korunması, zorunlu mali sorumluluk sigortası sisteminin temel amacıdır. Ancak bazı kazalarda kazaya sebep olan araç veya sigortalı kişi tespit edilemeyebilir. Özellikle olay yerinden kaçan araçlar bakımından mağdurun doğrudan muhatap bulamaması önemli bir hukuki sorun yaratır.
Bu gibi durumlarda mağdurun zararsız kalmaması için Güvence Hesabı devreye girebilir. Ancak Güvence Hesabı’nın sorumluluğu sınırsız değildir; belirli şartlara bağlıdır ve yalnızca mevzuatta düzenlenen rizikolar kapsamında doğar.
Sigortalının Tespit Edilememesi Ne Anlama Gelir?
Sigortalının tespit edilememesi genellikle şu durumları ifade eder:
- Kazaya sebep olan aracın olay yerinden kaçması
- Plakanın belirlenememesi
- Aracın kimliğinin kolluk tarafından tespit edilememesi
Bu tür olaylarda zarar gören kişi, doğrudan sigorta şirketine başvuru imkânı bulamaz.
Kaçan Araç Kazalarında Hukuki Sorun
Zorunlu trafik sigortası sistemi, sorumlu araç ve sigorta şirketinin belirlenmesine dayanır. Ancak:
- Araç tespit edilemezse
- Sigorta şirketi bilinmezse
mağdurun klasik sigorta başvuru yolu kapanır.
Bu noktada Güvence Hesabı, mağdurun korunması amacıyla devreye girer.
Güvence Hesabının Devreye Girmesi İçin Şartlar
Sigortalının tespit edilememesi halinde Güvence Hesabı’nın sorumluluğu şu şartlara bağlıdır:
- Kazaya sebep olan aracın kimliğinin belirlenememesi
- Olayın resmi kayıtlara geçmiş olması
- Bedensel zarar meydana gelmiş olması
- Kusur durumunun belirlenmiş olması
Bu şartlar birlikte gerçekleşmelidir.
Güvence Hesabı Hangi Zararları Karşılar?
Sigortalının tespit edilemediği hallerde Güvence Hesabı genellikle bedensel zararları karşılar.
Bunlar:
- Ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı
- Sürekli sakatlık (maluliyet)
- Geçici iş göremezlik
- Tedavi giderleri
Ancak her maddi zarar kalemi teminat kapsamında değildir.
Araç Hasarı Karşılanır mı?
Genel uygulamada kaçan araç kazalarında araç hasarı teminat kapsamı dışında kalabilir. Güvence Hesabı’nın öncelikli amacı bedensel zararların karşılanmasıdır.
Bu nedenle başvuru yapılırken zarar türü doğru belirlenmelidir.
İspat Yükü
Sigortalının tespit edilemediği durumlarda en önemli mesele ispattır.
Zarar gören kişi:
- Kazanın kaçan araç nedeniyle gerçekleştiğini
- Olayın resmi tutanaklara geçtiğini
- Bedensel zarar oluştuğunu
kanıtlamak zorundadır.
Aksi halde Güvence Hesabı sorumluluğu doğmayabilir.
Kusur Oranının Önemi
Kusur oranı, ödeme miktarını doğrudan etkiler.
- Zarar gören tam kusurluysa ödeme yapılmaz.
- Kısmi kusur varsa ödeme oranı azaltılır.
Kusur genellikle bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Teminat Limitleri
Güvence Hesabı ödemeleri, zorunlu trafik sigortası için belirlenen yıllık teminat limitleri ile sınırlıdır.
Limit aşan zararlar için sorumlulara karşı ayrıca dava açılması gerekebilir. Ancak kaçan araç söz konusuysa fiili tahsil imkânı zor olabilir.
Başvuru Süreci
Sigortalının tespit edilememesi halinde Güvence Hesabı’na başvuru için:
- Kaza tespit tutanağı
- Polis/jandarma raporu
- Hastane ve maluliyet raporları
- Kusur raporu
- Kimlik ve banka bilgileri
sunulmalıdır.
Belgelerin eksiksiz olması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.
Zamanaşımı Süresi
Genel zamanaşımı süresi:
- 2 yıl (zararın öğrenilmesinden itibaren)
- 10 yıl (kaza tarihinden itibaren)
Ceza soruşturması bulunması halinde daha uzun süreler gündeme gelebilir.
Güvence Hesabı Ödeme Sonrası Rücu
Eğer kazaya sebep olan araç sonradan tespit edilirse, Güvence Hesabı yaptığı ödemeyi sorumlulara rücu edebilir.
Bu durum, mağdurun korunması ile sorumlunun mali yükümlülüğü arasında denge kurar.
Yargı Uygulamasında Değerlendirme
Mahkemeler, kaçan araç kazalarında Güvence Hesabı’nı mağdur koruma amacı doğrultusunda yorumlamaktadır. Ancak:
- Kaçan araç iddiasının somut delillerle desteklenmesi
- Olayın gerçekten bu şekilde gerçekleştiğinin ispatı
zorunludur.İspat edilemeyen kaçan araç iddialarında başvuru reddedilebilir.
Sigortalının tespit edilememesi, mağdurun tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Kaçan araç veya kimliği belirsiz araç kazalarında Güvence Hesabı, bedensel zararlar bakımından önemli bir güvence sağlar.
Ancak sorumluluk belirli şartlara bağlıdır ve teminat kapsamı sınırlıdır. Bu nedenle başvuru sürecinde olayın doğru şekilde belgelenmesi ve zarar kalemlerinin hukuka uygun biçimde talep edilmesi büyük önem taşır.